Kadın Hastalıkları Doğum ve tüp bebek kliniği              

Doç.Dr.Yasemin Çekmez
HİZMETLERİMİZ

Jinekolojik Ameliyatlar

Adres:

Kızkalesi sokak

Şua Elite Plaza

1CA

ŞERİFALİ - ÜMRANİYE

Türkiye

02163136662

İnfertilite

Jinekolojik Hastalıklar

Genital Estetik

Gebelik Takibi

 

 

HAKKIMDA

 

 Malatya Fen Lisesi'nden 1999 yılında mezun oldum. 1999-2005 yılları arasında  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olarak Doktor ünvanını aldım. 2006-2011 yılları arasında Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesin'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisas eğitimi aldım.2019 Yılında ZEYNEP KAMİL HASTANESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİNDE IVF EĞİTİMİ ALDIM . Kadın Doğum Uzmanı olarak uzun yıllar farklı eğitim ve araştırma araştırma hastanelerinde çalıştıktan sonra 2020 yılından itibaren Ümraniyede bulunan özel kliniğimde hastalarıma hizmet vermeye devam etmekteyim.

    Kadın Hastalıkları Doğum ve tüp bebek kliniği 

Doç.Dr.Yasemin Çekmez

Kısırlık Nedir (Kısırlık)

İnfertilite (kısırlık), çiftin 1 yıl boyunca düzenli olarak kontrasepsiyon olmadan cinsel ilişkiye girmesine rağmen gebelik elde edememesi durumudur. Kadının 35 yaşını doldurmuş olması durumunda gebelik elde etmek için bekleme süresi 6 aya indirilmektedir. Kısırlık her 100 çiftten 15-20'sinde görülür ve ne yazık ki kadın yaşının ilerlemesiyle daha sık görülür. 35 yaşın üzerindeki kadınlarda ve kısırlık (kısırlık) öyküsü olan çiftlerde, daha ileri araştırmalara ve uygun tedavi seçeneklerine derhal başlanmalıdır.

Doğal yolla gebelik nasıl elde edilir?

Yumurtalıklar, dişi cinsel (üreme) hücrelerini içeren ana organlardır. Çıplak gözle ve hatta ultrasonografiyle görülemeyecek kadar küçük milyonlarca kadın üreme hücresi içerirler. Bu hücrelerin belirli bir yaşam süresi vardır ve yaşamlarının her aşamasında farklı boyut ve özellikler kazanırlar. Yumurtalıklarda bulunan dişi yumurtalara “folikül” denir.

 

Sağlıklı bir kadının yumurtalıklarında (sağ ve sol), menstruasyonun ilk üç gününde yaklaşık 8-10 yumurta (oosit) antral foliküllere dönüşür ve böylece döllenebilirler. Antral foliküller 2-7 mm boyutundadır ve boyutları ultrason görüntüleme ile ölçülebilir. Bu yumurtaların olgunlaşması için beyin FSH adı verilen bir hormon salgılamaya başlar ve bu hormonun etkisi altında antral foliküller büyümeye başlar. Bu foliküllerden biri daha hızlı büyür ve bu hormonun beyinden salgılanmasını engelleyerek diğer antral foliküllerin daha fazla olgunlaşmasını engeller.

 

 

Ancak; Yumurtlama için seçilen baskın kadın cinsiyet hücreniz olan yumurtayı (oosit) içeren ilk hücre olgunlaşmaya devam edecektir. Seçtiğiniz yumurta bir yandan rahmin iç yüzeyini hazırlayacak, kalınlığını artıracak ve embriyonun büyümesine uygun hale getirecek hormonları salgılar. Öte yandan önceden belirlenmiş bir şekilde büyümeye devam ederek boyutunu her geçen gün 1-1,5 mm artırmaktadır. Son olarak seçilen bu folikül adet döneminin 13. ve 15. günleri arasında çatlar (yumurtlama) ve içindeki dişi üreme hücresini serbest bırakır. Bu aslında germ hücresini rahim tüpüne iten bir tür küçük patlamadır. Tüpün ucundaki tüylü yapılar yumurtayı yakalayıp içeri alır.

İçerisindeki yumurta, tüpün içindeki kıl gibi yumuşak süpürgelerin hareketleriyle ileri doğru ilerlemeye başlar. Ne yazık ki bu yumurtanın ömrü sadece 1 gündür. Çift cinsel ilişkiye girdiğinde, erkek üreme hücreleri (spermler) rahmin girişinde (rahim ağzı) bırakılır. Daha sonra kendi enerjilerini kullanarak yollarında ileri doğru yüzmeye başlayacaklar. İlk önce rahim ağzı kanalına ulaşacaklar, ikinci olarak rahim boşluğuna ulaşacaklar ve ardından tüp içinde ilerleyerek dişi üreme hücresini (yumurta veya oosit) dölleyecekler (döllenme); sadece bir gün hayatta kalacak.

İsim  
E-posta  
Mesaj  

İnfertilite nedenleri nelerdir?

Kısırlığın nedenleri erkeğe ya da kadına ait olabilir. Ancak değerlendirmeye başvuran çiftlerin %15'inde herhangi bir sorun tespit edilememektedir. Bu, açıklanamayan kısırlık adı verilen ve yardımcı üreme tekniklerinin hamileliğin elde edilmesine yardımcı olduğu bir durumdur. Ayrıca kısırlığa neden olan tek bir faktör olabileceği gibi birden fazla faktör de olabilir. Kısırlığın nedenleri iki kategori altında sıralanabilir: Kısırlığın erkek ve kadın faktörleri. Kısırlık nedenleri genel olarak erkeklerde %40, kadınlarda ise %40 oranında iki cinsiyet arasında eşit olarak dağılmaktadır. Çiftlerin geri kalan %15-20'lik kısmında herhangi bir neden tespit edilemese de gebelik elde edilememektedir.

 

Kadınlar yaklaşık 2 milyon yumurtalık (oosit) bir yumurtalık rezerviyle doğarlar ve bunların bir kısmını her ay yaşamlarının sonuna kadar kaybederler. İlk adet kanamasını yaşadıklarında geriye yaklaşık 450.000 yumurta kalacaktır. Kadın 35 yaşına gelmeden her ay yaklaşık 1000 yumurta ölürken, kadın 35 yaşını geçtikten sonra her ay yaklaşık 1500 yumurta ölecektir. Basit bir hesaplama yapmaya ne dersiniz? Her ay 450.000 yumurtadan 1000'inin öldüğünü varsayarak başlarsak, menopoza kadar muhtemelen 450 adet adet dönemi geçireceğinizi ve 450 kez hamile kalabileceğinizi iddia edebiliriz. Yani 12 yaşında adet görmeye başlayan bir kız, 450 ay sonra (37 yaş) veya menopoz için makul bir yaş olan 49 yaşında menopoza girecektir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte yumurtaların kalitesi ve döllenebilirliği azalır, ayrıca rahim iç zarına yapışma olasılıkları da azalır. Bu bakımdan 35 yaşını geçmiş ve 6 ay boyunca hamile kalmayan kadınların en kısa sürede jinekolojik değerlendirmeden geçmesi gerekmektedir. Erkeklerde yaşın doğurganlığa etkisi kadınlardaki kadar belirgin değildir.

 

Düzensiz adet döngüleri Azalmış yumurtalık rezervi (düşük yumurtalık rezervi) Fallop tüplerinin tıkanması veya tüplerin içindeki yapışıklıklar Daha önce geçirilmiş enfeksiyon veya karın içi müdahale öyküsü

Endometriozis: Rahmin iç tabakası olan ve her ay her adet kanamasıyla birlikte dökülen endometriyumun vücutta başka bir yere yerleşerek yumurtalıkların, rahimin veya fallop kanalının çalışmasını bozması olarak tanımlanmaktadır. tüpler.

Yüksek prolaktin düzeyleri

Erken menopoz

Miyomlar (miyomlar): Miyomlar rahimdeki iyi huylu tümörlerdir. Konumlarına ve boyutlarına bağlı olarak gebe kalmayı engellerler. Özellikle rahim içinde bulunduklarında implantasyona engel olabilirler. Rahim dışına çıktıklarında tüplerin yönünü değiştirebilirler veya tüplere baskı yaparak tüplerin tıkanmasına neden olabilirler.

Karın İçi Yapışıklıklar: Bu terim, pelvik enfeksiyonlar, apandisit veya karın veya pelvik cerrahi sonrası karın boşluğu içindeki doku yapışıklıklarını tanımlar.

Tiroid Sorunları: Tiroid hormonlarının tiroid bezi tarafından çok fazla veya çok az sentezlenmesi yumurtlamayı bozabilir ve kısırlığa neden olabilir.

Kanser öyküsü ve kanser tedavisi: Özellikle kadın üreme sistemindeki kanserler kısırlığa neden olabiliyor. Radyoterapi ve kemoterapinin de kadınların üreme yeteneği üzerinde etkisi vardır.

Diğer tıbbi durumlar: Geç ergenlik, amenore (adet dönemlerinin olmaması), karaciğer hastalıkları veya diyabet gibi bozukluklar kadınlarda kısırlığa neden olabilir. Aşırı kafein tüketimi. Aşırı kilolu olmak Sigara ve alkol kullanımı

 

İnfertilite değerlendirmesi için başvuran çiftlerde çeşitli teşhis testleri yapılmaktadır. Açıklanamayan kısırlıkta ortaya çıktığı için testler, altta yatan hiçbir faktörü ortaya çıkarmayabilir veya birden fazla altta yatan faktörü ortaya çıkarabilir. Yumurtalık rezervinin erken azaltılması nedir? (erken yumurtalık yetmezliği) Yumurtalık rezervinin erken tükenmesi 40 yaş öncesinde yumurtalık fonksiyonlarının azalmasını tanımlar. Yumurtalıklarda mevcut yumurtalarda Anti-Müllerien hormonu (AMH) sentezlenir ve bu hormonun seviyeleri tanı koymak için kullanılır. AMH düzeyleri <1><!--1--> Özellikle yumurtalık ameliyatı öyküsü olan hastalarda çikolata kisti (endometrioma), torsiyon, hemorajik kistler veya kist rüptürleri vb. nedenlerle erken küçültme ameliyatı riski çok yüksektir ve 35 yaşın altında olmasına rağmen 6 ay boyunca hamile kalamazlar. yaş. Erken yumurtalık yetmezliği (yumurtalık rezervinin erken yumurtalık yetmezliği.  Bireylerin yumurtalık davası geçirme geçmişi varsa rezerv kontrolü için bir IVF uzmanına danışması gerekir) birkaç genetik hastalıktan kaynaklanabilir. Özellikle ailesinde erken menopoz öyküsü olan hastaların yumurtalık rezervlerini düzenli olarak takip etmeleri ve gebelik planlamalarını buna göre yapmaları önerilir. Yumurtalık rezervinin erken tükenmesi sigara içenlerde, kanser tedavisi görenlerde (radyoterapi-kemoterapi), obezite, D vitamini eksikliği, bazı antioksidanların yetersiz alımı, çeşitli toksinlere maruz kalma gibi tıbbi durumlarda da gelişebilmektedir.

 

 


Kadın dış genital organları; mons pubis dediğimiz göbek altındaki kemikli kısım, labia major (dış dudaklar), labia minor (iç dudaklar), klitoris (labia minörlerin üste ki birleşim yeri), hymen dediğimiz kızlık zarından oluşur. Cinsel bölge ile ilgili sorunlar doğumsal, gelişimsel ve gebelik sonrası oluşan sorunlar olarak 3 şekilde incelenebilir. Bazı genç kadınlarda dış anatomik yapı hiç gelişmemiş, az gelişmiş ya da asimetrik bir yapıya sahip olabilir. Kişi kendi vücudunu tanımaya başladıkça genital bölgedeki farklılıklar, rahatsızlıklara yol açacaktır.

Estetik cerrahi alanında ki ilerlemeler sayesinde, kadın genital bölgesine cerrahi ve cerrahi olmayan estetik müdahaleler çok büyük gelişmeler doğurmuştur. Burada amaçlanan kişinin sosyal olarak kendisini iyi hissetmesi ve seks hayatında partnerine uyumunu arttırmaktır.

Genital estetik neleri kapsar?
Genital estetik, mevcut fazla yağın alınması, dolgu veya kendi yağınızın enjeksiyonu ile volüm artırılması, sarkmanın giderilmesi, rengin açılması, iç dudakların küçültülmesi, vajinanın daraltılması gibi pek çok işlemi kapsamaktadır. Genital estetik, genital kasları geliştirerek, vajinanın çapını daraltıp yeniden şekillendirerek eski dar haline dönüştürür. Vulvoplasti, labioplasti ya da perineoplasti vajinanın dış görünüşüne yönelik yapılan estetik işlem iken Vajionoplasti vajinanın iç yapısına yöneliktir.

Kadınlar genelde genital estetiği sıklıkla yakındıkları, vajinal genişlik ve iç dudakların büyüklüğüne bağlı olan sarkıklık sebebiyle yaptırır. Genital bölgenin estetik görüntüsü iyileştirilerek kadının özgüveninin artırılması sağlanırken, cinsel ilişkiden zevk almasına destek olunur.

Genital Estetik Ameliyatları nelerdir?
Yaş ilerledikçe yaşlanmaya bağlı dış dudaklar gerginleşmeye yani yağ dokusu azalmaya başlar. Pubis alanı ile dış dudakların gerginleşmesi haricinde üst kısmın yağını almak veya yağ enjeksiyonu yapılması, pubis estetiği, iç dudakların küçültülmesi labioplasti, vajinoplasti dediğimiz vajina daraltma operasyonları kadınların ihtiyacı olan genital estetiklerden bazılardır. Dış dudaklarda incelme görüldüğü durumlarda kişinin bölgesel yağlarından gerekli miktarda yağ dokusu Liposuction tekniği ile alınarak incelen alanlara transfer edilebilir. Yağ transferi (yağ grefti uygulaması – yağ enjeksiyonu) ya da dolgu uygulamaları ile sarkık görünen genital bölgelerde daha dolgun ve genç bir görünüm elde edilebilmektedir.

Labioplasti – genital estetiği nedir?
Genelde doğuştan gelen veya ergenlik çağı ile büyüyen, sarkan ve düzensizleşen “labium minor” denilen iç dudaklar, estetik olarak kötü görünmekle beraber özellikle otururken rahatsız edici bir form almaktadır. Bazen de “labial asimetri” dediğimiz iç dudak kısmının biri diğerine göre daha uzun veya farklı yapıda olabilir. İç dudakların cerrahi olarak düzeltilmesi ameliyatına Labioplasti denir.

Kadın dış genital bölgesinde bulunan Labium Majör (Dış Dudak) veya Labium Minörde (İç Dudak) bulunan deformasyonlar, cinsel ve sosyal açıdan rahatsızlık verici düzeye gelebilir. Uygun cerrahi yaklaşımlar ile bu deformasyonların düzeltilmesi mümkündür. Labia majorlar denen dış dudakların estetik ameliyatına vulvoplasti denir. Lokal anestezi veya sedasyon uygulaması altında yapılabilen bu girişimler sonrası, 4 haftalık bir cinsel perhiz uygulanmaktadır. 4 hafta sonunda, hastada geçirilmiş cerrahi izi belli bile olmadan sağlıklı ve daha canlı bir cinsel hayata kavuşabilir.

Vajinoplasti – genital estetiği nedir?
Vajina ilerleyen yaş, normal doğum, cinsel ilişki, kürtaj ve benzeri müdahaleler gibi nedenler sonucunda genişlemeye en müsait organlarımızdan biridir. Vajina daraltma ameliyatı yada diğer adıyla “ Vajinoplasti ” genişlemiş olan vajinayı eski sıkı haline kavuşturmak amacıyla yapılmaktadır. Bunun için cerrahi sıkılaştırma yapılabildiği gibi Lazerle sıkılaştırma yapmak da mümkündür. Bu yeni teknikle neşter kullanmadan uygulama yapılır ve daha hızlı iyileşme sağlanır.

Vajina, kalıtsal olarak veya doğum sonrasında gevşemeye bağlı deforme olabilir. Cinsel hayatı olumsuz etkileyen bu sorun, vajina arka duvarından mukoza ve kas dokusunun çıkartılarak tekrar dikilmesi ile vajinal kanal daraltılır. Hasta birkaç gün sonra günlük hayatına dönebilir ve işlem sonrası yaklaşık 4 hafta cinsel perhiz uygulanır.

Kliteroplasti

Klitoris, idrar kanalının hemen üzerinde her iki labiumların üst birleşim bölgesinde bulunan kabarıklıktır. Bazen gereğinden büyük olması, kadınlarda rahatsızlık hissi ve özgüven eksikliğine sebebiyet verebilir. Fazla doku cerrahi olarak uzaklaştırılır, kalan kısım eriyen dikişler kullanılarak süture edilir. Kliteroplasti ameliyatı bazen labioplasti estetiği ile kombine edilebilir.

Vulva estetiği olarak Liposuction Uygulanması
Karnın alt kısmından başlayarak kasıklara kadar devam eden “Pubis”, dış ve iç dudaklar yani “ major ve minor labium” ve vajinayı içeren geniş alan genital bölgedir. Pubis ile ilgili karşımıza çıkan en büyük problem buradaki yağ dokusunun artması ve cilt kalitesinin bozulması ile beraber görülen sarkmadır. Bu durum, özellikle pantolon veya mayo giyildiği zaman karın alt bölgesinde bir şişlik olarak görünüp rahatsızlık veren bir durumdur. Çözümü ise buradaki yağ dokuyu azaltmak amaçlı liposuction ve germe, toparlama ameliyatlarıdır.

Kadın genital bölge üst kısmındaki (mons pubis) kabarıklık, genellikle vücut kitle indeksi yüksek hastalarda gerek cinsel, gerekse sosyal olarak sıkıntı yaratır. Sosyal olarak, kıyafetlerde istenmeyen kabarıklık/sarkma en çok şikâyet nedenidir. Vulvanın üzerine uygulanan liposuction sayesinde oluşan şiş görünümden kurtulmak oldukça kolaydır.

Vulvoplasti genital estetiği
Kadınlarda genital bölgenin dış kısmında; yaş ve kilo kaybına bağlı olarak dokularda incelme ve deride sarkma gözlenebilir. Hastanın kendisinden alınan yağ transferi veya hyaluranik asit bazlı dermal dolgular sayesinde kaybedilmiş volüm kaybını tekrar elde edebiliriz.

Kadın Genital Bölge ameliyatsız Uygulamaları
Kadın genital bölgede, cerrahi dışı olarak, özellikle volüm kayıpları sonucu oluşan incelme ve sarkmaları gidermek amacıyla, eriyebilen, hazır dolgu materyalleri uygulanmaktadır. En sık uygulanan dolgu materyali, Hyaluronik Asittir. Bu uygulama, topikal anestezik krem uygulamasından sonra, klinik ortamda yapılabilir.

Vajina daraltma da kullanılan lazerler vajinayı daraltmaya yönelik radyofrekans veya ultrason enerjileri vererek kolajen dokunun toparlanması ve yenilenmesi ile sağlanır. Ameliyatsız vajinoplaasti olarak adlandırılan bu lazer tedavileri tek sean veya 3 seans şeklinde uygulanabilir.

Vajinoplasti Kimlere Yapılır?
Özellikle ilerleyen yaş, doğum sonrası deformasyonlara sahip olan kişilere yapılmaktadır. Ayrıca idrar kaçırma sorunu olan kişilere de yapılmaktadır. Vajinoplasti işlemine kısaca daraltma uygulaması diyebiliriz.

Perinoplasti Kimlere Yapılır?
Doğum esnasında vajina ve makat bölgesinin arasına kesi atılır. Doğum sonrasında bu kesinin tamamen iyileşmemesi veya büyük atılmış olması nedeniyle cinsel hazda azalmalar olmaktadır. Perinoplasti vajina daraltma işlemi ile de birlikte yapılabilmektedir.

Labioplasti Kimlere Yapılır?
Bazı kadınlarda genetik özelliklerden dolayı vajinanın iç ve dış dudaklarında şekil bozuklukları olabilmektedir. Özellikle büyük vajina dış dudakları, kalınlık ve uzunluk bozuklukları gibi sorunları çözmek için Labioplasti uygulaması yapılmaktadır.

Hoodoplasti Kimlere Yapılır?
Deri kıvrımlarında meydana gelen bozuklukları düzeltmek için yapılmaktadır. Özellikle klitoris bölgesinin deri kıvrımlarında bozukluk olan kişilere yada klitorisi büyük olan kişilere hoodoplasti işlemi yapılır.

Kızlık Zarı Dikimi Nedir?
Cinsel ilişki, darbe veya kaza gibi durumlardan dolayı yırtılan kızlık zarının dikilmesi işlemine denilmektedir. Bu işlemi genellikle bekaret konusunda sorun yaşayan kişiler yaptırmaktadır.

Genital Estetik İşlemi Nasıl Yapılır?
Bu işlem yapılmadan önce fiziki muayene yapılmaktadır. Fiziki muayenede genital bölgede yer alan bozukluklar belirlenir. Hangi yöntem kullanılarak genital estetik operasyon yapılacağına karar verilir. Sonrasında kişinin sağlık geçmişi dinlenir. Gerekli testler ve kontroller yapıldıktan sonra işleme engel herhangi bir durum yok ise genital estetik yapılır.
Genital estetik için lokal veya genel anestezi yapılır. Sonrasında ise vajinada yer alan fiziki muayene sırasında belirlenmiş fazla dokular çıkartılır. Kanal küçültme işlemi sonrasında dikme işlemi yapılır. Böylelikle işlem sona erer. Operasyon şekli ve ilerleyişi hangi yöntem uygulanacağına bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Operasyon süresi ise yine hangi tekniğin kullanılacağına bağlı olarak değişir.
İşlem sona erdikten sonra kişi ilk 24 saat müşahede altında tutulur. Süre sonunda herhangi bir sorun yok ise taburcu edilir.

Genital Estetik Sonrası İyileşme Dönemi Nasıldır?
İyileşme dönemi hangi yöntem ile genital estetiğin yapıldığına bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Yapılan operasyonlar sonrasında morarma, şişlik veya ödem oluşması normaldir. Bu komplikasyonlar geçicidir. İyileşme döneminde doktorunuzun verdiği ilaçları kullanmanız ağrı hissini en aza indirgeyecektir. İyileşme dönemi sona erene kadar cinsel ilişkiden uzak durmalı, tampon veya menstrual kap kullanmamaya özen göstermelisiniz. Genital bölge temizliğine oldukça dikkat etmelisiniz. Çamaşır seçimini pamuk çamaşırlardan yapmalısınız. Spor, ağır egzersizler, yüzme gibi aktiviteler iyileşme dönemi sonrasına bırakılmalıdır.

Genital Estetik Sonrasında İz Kalır mı?
Genital bölgede kanlanma döngüsü hızlı olduğundan yaranın iyileşmesi de o kadar iyi ve hızlı olur. Bu nedenle herhangi bir iz kalmamaktadır.

Genital Estetik Sonrasında Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Estetik sonrasında genital hijyen oldukça önemlidir. Daha geniş kıyafetler tercih etmelisiniz. Dikişler kendiliğinden çözünüp eriyecektir. Operasyon sonrasında genital bölge enfeksiyonlarına karşı doktorunuzun önerdiği antibiyotikleri mutlaka kullanmalısınız.


Genital estetik sonrasında hayal edilen estetik görünüm ortaya çıkar mı?
Operasyon öncesinde yapılan fiziki muayene sırasında hastanın var olan problemlerinin düzeltildiğinde ortaya nasıl bir görünüm çıkacağı anlatılmaktadır. Genital estetikler sonrasında genellikle ortaya çıkan görünümden çoğu kişi memnun kalmaktadır


Operasyon sonrasında günlük hayata kaç gün sonra dönülür?
İlk 3-4 günden itibaren günlük hayatınıza kolayca dönüş yapabilirsiniz.


Hamilelik döneminde genital estetik yaptırılır mı?
Hayır yaptırılmaz. Oldukça tehlikelidir.


Emzirme döneminde genital estetik yaptırılır mı?
Emzirme ve hamilelik dönemlerinde herhangi bir genital estetik yaptırılması uygun değildir.


Genital estetik için yaş sınırı nedir?
Estetik operasyonlar için yaş sınırı +18’dir.
 

Genital Estetik Nedir?

Genital Estetik girişimleri, genital bölgede sonradan ya da doğuştan olan şekil bozukluklarının giderilmesinde kullanılan estetik yöntemlerine verilen isimdir. Genital bölge şekil bozuklukları, ilk ve en önemlisi özgüven eksikliği yaratırken diğer yandan kadının cinsel hayatını ve günlük yaşantısını olumsuz etkilemekte zamanla cinsel isteksizlik, akıntı veya ilişki sırasında anksiyete gibi ciddi sorunlar doğurabilir.

 

Gebelik takiplerinin sıklığı nasıl olmalıdır?

Bebek tekse ilk 3 ay, 2-3 haftada bir takip uygundur. Daha sonra aylık takibe devam edilir. Çoğul gebelik, annede mevcut hastalık ve tekrarlayan düşük durumlarında ise sık aralarla takibe devam edilir. Burada takip süresinde belirleyici olan gebenin riskleri ve sağlık durumudur. Annedeki risk faktörleri, annenin ileri yaşta ya da küçük olması, çok şişman ya da aşırı zayıf olması, hipertansiyon, şeker hastalığı, kansızlık ve rahim anormallikleri varsa takipler daha farklı ve sık şekilde gerçekleştirilir.

Gebelikte haftalık kontoller

10-14. haftalarda ultrasonla bebeğin ense kalınlığına bakılır. İkili tarama testi yapılır. Böylece Down Sendromu gibi hastalıkların erken teşhisi yapılabilir. 

16-18. haftalarda gebeden üçlü tarama testi istenir. Bebek ultrasonla değerlendirilir. Üçlü tarama testi yüksek çıkarsa tanıyı kesinleştirmek için amniyosentez yapılır. Amniyosentez bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan iğne ile örnek almaktır. Deneyimli bir elde amniyosentezin riski düşüktür. 

20-24. haftalarda bebeğin organ gelişimi büyük ölçüde tamamlanmış olduğundan detaylı ultrasonografi istenir. Radyolog tarafından yapılan bu ultrasonda bebekteki tüm anormalliklerine dikkat edilir. 

24-28. haftalarda gebeliğe bağlı şeker hastalığını tespit etmek için şeker yükleme testi yapılır. Gebelik şeker hastalığı "gestasyonel diabet" olarak adlandırılır. Bebek için risk oluşturur. Şeker yükleme testi bozuk çıkan gebelere uygun diyet verilir.

Kan uyuşmazlığı olan gebelere 28. haftada kan uyuşmazlığı iğnesi vurulur. 

28-36. haftalar arasında bebeğin ultrasonla takibine devam edilir. Annede idrar yolu enfeksiyonuna bakılır. Annenin kilosu ve tansiyonu takip edilir. 

36. haftadan sonra kadın doğum uzmanı doğum şeklini belirler. Normal doğuma engel bir durum varsa sezeryan planlanır. NST testi bebeğin durumunu değerlendirmek için yapılır. 36. haftadan itibaren haftada bir yapılan NST testleri 40. haftadan sonra 2-3 günde bir yapılır. Son haftalarda bebeğin suyu (amnios mayi) miktarı ultrasonla ölçülür. 

40. haftadan sonra gebe 2-3 günde bir görülür. Şayet doğum başlamazsa gebe hastaneye yatırılır ve doğumu başlatacak ilaçlar verilir.

 

 

 

GEBELİK TAKİBİ NEDİR?
SAĞLIKLI BİR GEBELİKTE VE SONRASINDA NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Gebelik takibinin amacı, gebelik boyunca annenin sağlığını korumak ve bebeğin sağlıkla dünyaya gelmesini sağlamaktır. Gebelik takibi, gebelik tanısı konulduğu anda başlar. Kan ve idrar testleri ile gebelik tanısı konulduktan yaklaşık 2 hafta sonra gebelik kesesi ultrason ile görülebilir. Bu dönemde gebelik kesesinin rahim içinde olup olmadığına bakılarak dış gebelik durumu kontrol edilir. Yaklaşık 1-2 hafta sonra vajinal ultrasonla bebeğin kalp atışları tespit edilebilir. Daha sonra annenin genel durumunu tespit etmek için kan ve idrar testleri yapılır. Şeker hastalığı, tiroid rahatsızlığı ve kan uyuşmazlığı için risk olup olmadığı tespit edilir. 

 

Jinekolojik Hastalıklar

 

Tıbbi olarak jinekolojik olarak adlandırılan kadın hastalıkları, şikayeti yaratan hastalığın temeline inip, şikayeti önleyerek hasta yaşam kalitesi ve ömrünü uzatmak jinekolog doktorunun temel amacıdır.

 

Jinekoloji (Kadın Hastalıkları)

 

Tıbbi olarak jinekolojik hastalıklar olarak adlandırılan kadın hastalıkları şikayeti yaratan hastalığın temeline inip hastalığı önleyerek hasta yaşam kalitesi ve ömrünü uzatmak jinekolog doktorunun temel amacıdır. Hastalığın ne kadar süredir var olduğu, hastayı ne kadar etkilediği, ağrıyı neyin artırıp azalttığı, birden fazla problemin araştırılması ve uygulanan tedaviler sorgulanır.Doğum uzmanlığında ise sağlıklı bir gebelik süreci nasıl geçirilir, neler yapılır, nasıl gebeliğe hazırlanılır, karşılaşılabilecek riskler nelerdir gibi sorular gebe kalan yada gebeliğe hazırlanan hastalar için önem taşır ve cevaplanması gerekir.

 

Jinekolojik Hastalıklar Nelerdir?

Kadınlarda en sık görülen jinekolojik hastalıklar şunlardır;

Rahim hastalıkları (miyomlar, adenomiyosis vs).

Adet ile ilgili sorunlar (adet düzensizliği, aşırı adet vs).

Polikistik yumurtalık hastalığı (PCOS),

Vajinal akıntı,

Miyomlar,

Endometriozis,

Pelvik inflammatuar hastalık yada kasık enfeksiyonu,

Vajinit,

Menopoz,

Cinsel ilişkide ağrı.

 

Rahim Hastalıkları

Kadın rahmi gebeliğin geliştiği, korunduğu ve zamanı geldiğinde kasılmaları ile fetusun dışarı itilmesinde rol alan üreme organıdır. Alt kesiminde serviks yada Rahim boynu denen yapıyla vajene bağlanır.

Üst bölümünü fundus oluşturur. Bu bölümden 2 taraflı fallop tüpleri yardımıyla yumurtalıklara açılır. Rahim boynundan çok güçlü bağlarla kalça kemiğine tutunur ve dışarı sarkması önlenir. Her 10 kadından 8 inde öne dönük, 2 sinde arkaya dönüktür. Rahmin arkaya dönük olması halk arasında rahmin ters olması olarak bilinen durum hasta için olumsuz bir sonuç yaratmaz.

Rahmin hastalıkları incelendiğinde rahmin doğuştan kaynaklanan, rahim iç duvarı, Rahim dış duvarı yada enfeksiyon kaynaklı, rahimi tutan bağların gevşemesi kaynaklı birçok problem öne çıkmaktadır. Bunları kısaca sıralayacak olursak;

 

Miyomlar

Adenomiyosis

Endometrit

Rahim içi Polipler

Hematometra

Doğuştan Gelen Rahim Anormallikleri

Endometrial Hiperplazi

Endometrial Kanser

Rahim Sarkomu

Rahim Ağzı Anormallikleri

Rahim Ağzı Kanseri

Yumurtalık Hastalıkları

 

Miyomlar

Miyomlar rahmin düz kas tümörleridir. Rahimde en sık problem çıkaran unsurlardır. Kanama, bası, ağrı gibi şikayetler ile kendini gösterir. Tedavisi laparaskopik, histereskopik miyom çıkarılması cerrahisidir. Uygulanamıyorsa açık miyom ameliyatı yapılmalıdır. 

 

Adenomiyosis

Rahim duvarında miyom benzeri kitle oluşturur. Miyomdan farkı endometriosis dokusu kaynaklı bir tümördür.

 

Endometrit

Rahim iç duvarının enfeksiyonudur. Spiral, kürtaj uygulamaları yada doğum sonrası kokulu akıntı ve ateşle kendini gösterir.

 

Rahim içi Polipler

Rahim içinde büyüyen doku parçaları vajinal kanama yapması ve üzerinde kötü huylu hücre barındırma riski nedeniyle histereskopik olarak çıkarılması önerilir.

 

Hematometra

Adet kanının dışarı atılamaması sonucu rahmin içinde birikmesi durumudur. Yoğun kasık ağrısı ile ortaya çıkar.

 

Doğuştan Gelen Rahim Anormallikleri

Bu anormallikler kendi içinde çok farklı gruplara ayrılabilir, farklı olarak isimlendirilebilir. Rahmin çift olması, rahmin perdeli, arkuat rahim denen şekil bozuklukları bunlardan bazılarıdır. Histereskopik ve laparoskopik cerrahi müdahaleler ile normal anatomi sağlanır.

 

Endometrial Hiperplazi

Rahim kanseri öncülüdür. Düzensiz vajinal kanama yapar. Özellikle atipi taşıyan tipleri yüksek kansere dönüşüm riski taşır. Hastanın yaşına ve hiperplazi tipine göre biopsi takip, hormonlu rahim içi araç yada rahmin alınması seçenekleri uygulanabilir.

 

Endometrial Kanser

Rahim kanseri olarakta adlandırılan rahmin adet kanamasını yaratan bölümünden kaynaklanan tümörlerdir. Erken tanı ve cerrahi tedavi önem taşır. Evresine göre genişletilmiş rahim, yumurtalık ve çevre lenf nodlarının alındığı cerrahi uygulanır.

 

Rahim Sarkomu

Rahmin duvarından kaynaklanan tümördür. Cerrahi ve gerekirse ek radyoterapi uygulanır.

 

Rahim Ağzı Anormallikleri

Rahim ağzının smear ile değerlendirilmesi Rahim ağzı kanserine (serviks kanseri) dönüşebilecek Rahim ağzı anormalliklerinin erken tanı almasına yardımcı olur. HPV, serviks kanserinin en önemli etkeni olduğu için muayenede HPV tiplendirme yapılması önem taşır. Hasta smear ve HPV sonuçlarına göre gerekirse kolposkopi ve biopsi önerilir.

 

Rahim Ağzı Kanseri

Serviks kanseri önlenebilir bir kanserdir. Düzenli kontrollerini yaptıran bir kadında erken tanı alıp yapılacak konizasyon operasyonu ile kontrol altına alınabilir. Genç yaş hastalarda üreme ve Rahim koruyucu serviks çıkarılması cerrahisi olan trakelektomi yapılabilir. İlerlemiş vakalarda radikal serviks kanseri cerrahisi yapılır. Bir çok patolojik evresi bulunan serviks kanserinde evrelemeye göre yapılacak cerrahi yada radyoterapi işlemine karar verilir. Hasta bilgilendrime amaçlı bu sitede patolojik evreler verilmemiştir.

 

Yumurtalık Hastalıkları

Sık görülen yumurtalık hastalıklarını inceleyecek olursak yumurtalığın kist ve tümörleri ön planda gelir. Yumurtalığın basit kist  hastalıkları ve polikistik yumurtalık sık görülürken,  dermoid kist gibi doğuştan gelen yumurtalık tümörleri, çikolata kisti gibi komplike hastalıklar ve yumurtalığın kötü huylu tümörlerine erken tanı konması önem taşır.

Yumurtalık kistleri sıklıkla sessiz kistik kitleler olarak seyreder. Aşırı büyüdüğünde, karın şişliği yarattığında, ağrı yarattığında ve ultrasonda yapılan muayenede tespit edilir. Acil karın ağrısı şikayeti ile doktora başvuru gerektirebilir. Kistin patlaması ve içeriğinin karın içi zarına dökülmesi şiddetli karın ağrısı yaratabilir. Bu kist basit yapıda, çikolata kisti (endometrioma) yada dermoid kist olabilir. Kist içine olan kanama sıklıkla yoğun karın ağrısı ile kendini gösterir.

Nadiren kanama o kadar yoğundur ki kan basıncının düşmesine ve hipovolemik şok denen hayatı tehdit eden duruma dönüşebilir. Torsiyon kistin büyüklüğüne baglı olarak yumurtalık sapının dönmesi ve beslenmesinin bozulmasıdır. Acil bir durumdur. Müdahale edilmez ise yumurtalığın kaybı ile sonuçlanır.

Yumurtalık tümörleri iyi huylu yada kötü huylu olabilir. İyi huylu formları seröz yada müsinöz kistadenom olarak gözlenirken, çok yavaş gelişen ara formları borderline olarak adlandırılır. Kötü huylu formları ise  seröz kistadenokarsinom, müsinöz kistadenokarsinom, endometrioid kanser, berrak hücreli kanser seks kord stromal tumor, teratom, disgerminom olarak adlandırılabilir. Erken bulgu olarak iştahsızlık halsizlik, karında sıvı birikimi, kasıklarda kitle, kan Ca125 düzeyi yüksekliği gösterebilir.

 

Adet İle İlgili Sorunlar

Kadınların adet ile ilgili en sık yaşadığı sorunlar şunlardır;

Adet Düzensizliği

Aşırı Adet Kanaması

Adet Kesilmesi (Amenore)

Ağrılı Adet Görme

 

Adet Düzensizliği

Ağır geçen adet kanaması, adetler arası kanama, 23 günden sık 35 günden geç gelen kanama, 7 günden uzun süren kanama, ilişki sonrası kanama , adet görmeme, menapoz sonrası adet görme ve ağrılı adet görme adet düzensizliği olarak Kabul edilir.

 

Aşırı Adet Kanaması

Yoğun adet kanaması yaşayan kadınların çoğunda patolojik bir bulgu saptanmaz. Bunlar Rahim içi dokusu endometriumun hemostaz yani kanamayı durdurma anormalliği yada Rahim içi prostaglandin anormallikleri ile kanamanın durdurulamadığı durumlardır. Çeşitli ilaçlarla kontrol altına alınabilir. %30 oranında kadında kanamanın asıl sebebi Miyomdur.Miyom Rahim içinde yer alan iyi huylu düz kas tümörüdür. %10 oranında kadında Rahim içi doku büyümesinden kaynaklanan Endometrial Polip leretkindir. Kronik pelvik enfeksiyon, yumurtalık tümörleri, endometrial ve servikal kanserler sıklıkla vajinal kanama yaratabilir. Tiroid hastalıkları, von willebrand gibi hemostatik hastalıklar ve antikoagülan tedavi artan adet kanaması yapabilir.

 

Adet Kesilmesi

Adet kesilmesi 2 gruba ayrılır. 16 yaşına kadar hiç adet görülememesi Primer amenore olarak adlandırılırken, adet gören bayanın 6 aydan uzun süre adetlerinin kesilmesi durumu ise sekonder amenore olarak adlandırılır. Primer amenorenin en sık görüldüğü durum gecikmiş püberte yani ergenliktir. Rahim ağzı darlık, kızlık zarı kapalılığı yada vajende perde nedeniyle de adet görülememe durumları mevcuttur. Sekonder amenorenin sebebi ise üreme çağında gebelik ihtimali, polikistik yumurtalık sendromu, hiperprolaktinemi yada erken menapoz olabilir.

 

Ağrılı Adet Görme

Üreme çağının giren kadında adetlerin ağrılı olarak başlamasına Primer dismenore, ilerleyen yaşla birlikte normal ağrısız adetlerin ağrılı hale dönüşmesine sekonder dismenore denir. Primer dismenore endometrium yani rahim içi artan prostaglandin seviyesine bağlı Rahim kasılmaları ve rahmin kanlanmasının azalması ile ilişkilidir. Sekonder dismenore sıklıkla kasık bölgesi problemleri ile ilişkilidir. En sık sebebi miyomlar, adenomiyozis, endometriozis yada çikolata kisti hastalığı, kasık enfeksiyonu yada yumurtalık kist ve tümörleridir.

 

İletişim

 

İsim  
E-posta  
Mesaj  

02163136662

+905426938793

Kızkalesi Sokak

ŞUA ELİTE PLAZA  1CA

Şerifali/Ümraniye

İstanbul

info@yasemincekmez.com

Banka adı:

Akbank

Hesap Sahibi:

Yasemin Çekmez


TR87 0004 6001 4088 8000 3150 69   TL
TR24 0004 6001 4003 6000 3426 49   EURO
TR43 0004 6001 4000 1000 3313 72   DOLAR